Pages

Total Pageviews

Sunday, January 19, 2014

Glossary of medicinal plants - Y - ŞİFALI BİTKİLER SÖZLÜĞÜ --Y--


.-Y-

Bilgi sahibi olmak istediginiz bitkiyi asagidaki menüden seciniz.




Yabani gül: (Rosa canina / Köpek gülü / Dog rose / Eglantier) Memleketimizde oldukça yaygin bir gül çesididir. 2-3 m yüksekliginde, pembe veya beyaz çiçekli bir agaççiktir. Meyveleri parlak kirmizi renktedir. Bu gülün olgun meyvelerini saran, baslangiçta agizi dar bir bardak seklinde olan çiçek ekseni, çiçek tablasi olgunlasinca etlenip, kirmizi bir renk alir. Bu meyvelere “kusburnu” adi verilir.
Kullanildigi yerler: Bilesiminde tanen, pektin, vitamin C, sekerler ve organik asitler vardir. Kabiz edici, idrar söktürücü olarak, böbrek ve safra taslarina karsi, C vitamini yönünden zengin oldugu için de bâzi bölgelerde marmelât yapiminda kullanilir.


Yabanmersini: (Ayi üzümü / Keçiyemisi / Vaccinum mytillus / Cranberry / Airelle) Fundagiller familyasindan, 20 - 50 cm boyunda, çok dalli, odunsu bir bitkidir. Karadeniz bölgesinin daglarinda çokça bulunur. Meyvelerinde organik asitler, sekerler, pektin, tanen ve mirtilin denilen bir boya maddesi ile, A ve C vitaminleri vardir. Yapraklari ve meyveleri kullanilir.
Kullanildigi yerler: Yapraklari seker hastaliginda faydalidir. Meyvesi dizanteriye etkilidir. ishali keser.


Yabanyasemini: (Bittersüss / Douce-amère / Bitter-sweet / Sofur / Solanum dulcamara / Bittersweet / Douceamere) Haziran-Eylül aylari arasinda mor renkli çiçekler açan, 1-2 m yüksekliginde, sarilici, otsu bitkiler. Yapraklar sapli, alt yapraklarinin tabanlari kalp seklinde, üst yapraklar ise üç parçalidir. Çiçekler, dallarin ucunda, uzun sapli ve sarkik bilesik salkim durumunda toplanmislardir. Olgun çiçeklerin taç yapraklari geriye dönüktür. Erkek organlari (stamenler) çiçegin ortasinda sari renkli bir konik durum yaparlar. Meyveleri sarimsi kirmizi renklidir. Bitki rutubetli, nemli ve gölgelik yerlerde, dere kenarlarinda ve çitlerde yetisir.
Türkiye’de yetistigi yerler: Daha çok Kuzey Anadolu’da olmak üzere Anadolu’da yaygindir.
Kullanildigi yerler: Bitki, gliko-alkaloitler tasir. Yüksek dozlarda zehirlidir. Agri kesici, deri hastaliklarinda kan temizleyici, uyutucu, idrar arttirici ve müshil etkilere sahiptir. % 1-3’lük çayi günde bir iki bardak içilebilir.


Yaki otu: (Weidenröschen / Epilobe / Rose-bay  /Meragülü / Epilobium / Willow herb) Nemli yerlerde yetisen, pembe veya kirmizi renkli çiçekler açan bir veya iki yillik otsu bir bitki. Çiçegin taç ve çanak yapraklari dört parçalidir. Tohumlarin tepesinde tüylerden meydana gelen bir kisim vardir. Memleketimizde 21 türü bulunmaktadir.
Kullanildigi yerler: Bitki, seker, tanen, yag ve müsilajlar tasir. Bitkinin kökleri kabiz edici ve yumusatici olarak gargara hâlinde kullanilir. Yapraklari yaralarin üzerine konulursa, siskinlik ve iltihaplari dagitir. Çay olarak da içilir. Vücudda biriken zehirli maddelerin atilmasini saglar.


Yasemin: (Jasmin / Jasmin / Jasmine / Yasemen / Jasminum) Beyaz renkli ve kuvvetli kokulu çiçekleri olan tirmanici bir bitki. Vatani Himalayalar’dir. Akdeniz bölgesi ikliminde kolayca yetistiginden süs bitkisi olarak yetistirilmektedir. Bitkinin yapraklari karsilikli ve 5-9 yaprakçiklidir.
Türkiye’de yetistigi yerler: Güney Anadolu bölgesinde.
Kullanildigi yerler: Çiçekleri uçucu yag tasir. Uçucu yag parfümeri sanâyiinde kullanilir. Çiçeklerinden hazirlanan çay (% 5’lik) gögüs yumusatici ve sinirleri yatistirici olarak kullanilir. Yaseminin dallarindan agizliklar yapilir. Italyan yasemini, sari yasemin veya yaban yasemini (Anadolu’da kurt düsürücü olarak kullanilan sari çiçekli çali tipindeki bitkiler), Arap yasemini, Hind yasemini gibi çesitleri vardir.


Yavsan otu: (Avrupa çayi / Veronica / Water pumpernel / Veronique) Sircagiller familyasindan, çiçekleri mavi ve beyaz bir renkte olan bir bitkidir. Yuvarlak saplidir. Duvar çatlaklarinda yetisir. Taze iken kokusuzdur. Kuruduktan sonra güzel kokar.
Kullanildigi yerler: Hazmi kolaylastirir. Bas ve kulunç agrilarini keser. Çay gibi içilir.


Yenibahar: (Pimenta officinalis / Pimenta / Piment des  Anglais) Bakiniz "Baharat Dünyasi" Yenibahar
Kullanildigi yerler: Damarsertligini önler. Hazmi kolaylastirir. Mide ve barsak gazlarini giderir. Unutkanligi önler. Vücudun direncini artirir.


Yer elmasi: (Topinambur / Erdschocke / Topinambour / Hélianthe tubéreux / Jerusalem artichoke / Canada potato) Toprak altinda patates gibi yumrulari olan bir sebze bitkisi. Vatani Kuzey Amerika olmakla berâber Avrupa ve Türkiye’de sebze olarak yetistirilir.
Kullanildigi yerler: Besin maddesi olarak inulin ihtivâ eder. Besin degeri patatese yakindir. Karbonhidrat miktarinin düsük olmasi sebebiyle seker hastalarinin kullanabilecegi iyi bir besin kaynagidir. Süt arttirici ve safra söktürücü etkisi de vardir. Haslanarak sebze olarak yenir. Bol idrar söktürür. Kabizligi giderir. Anne sütünü artirir.


Yilan yastigi: (Dana ayagi / Esek kulagi / Dracunculus vulgaris / Green dragon) Yapraklari büyük ve koyu kirmizi olan, mide bulandirici bir koku salan, büyük yumrulu bir bitkidir. Istanbul çevresinde, Ege ve Akdeniz bölgesinde yetisir.
Kullanildigi yerler: Atesi düsürür. Terletir, vücuda rahatlik verir. Sinirleri uyarir.


Yonca: (Luzerne / Luzerne / Lucerne alfalfa / Medick / Medicago / Luzerne trefle)  Yapraklari üç parça olan otsu bitkiler. Meyveleri küçük fasulye gibidir veya helezon seklinde kivriktir. Gerek tirfil (Torijolium) türleri gerek Yonca (Medicago) türleri genel olarak yonca adiyla bilinir. Yoncanin hayvan yemi bakimindan önemi oldukça büyüktür. Bu maksatla memleketimizin çogu yerinde ekimi yapilmaktadir. Tibbî olan türü kokulu yonca (Melilotus officinalis) olarak bilinir. Bu tür haziran-eylül aylari arasinda güzel kokulu, sari renkli, küçük çiçekler açan 25-100 cm boylarinda tarla ve yol kenarlarinda rastlanan otsu bitkilerdir. Çiçekleri dallarin ucunda, uzunca ve dik salkimlar teskil ederler.
Kullanildigi yerler: Kokulu yonca yumusatici olarak, romatizma agrilarini teskin edici ve kabiz edicidir.
Su yoncasi (Menyanthes trifoliata): Avrupa ve Kuzey Asya’da yetisen çok yillik otsu bir su bitkisidir. Memleketimizde Kuzeydogu Anadolu bölgesinde görülür. Rizomlari kalin, silindirik ve sürünücü, yapraklari uzun sapli üç parçalidir. Çiçekler pembemsi beyaz renklidir. Bitki glikozit tasir.
Kullanildigi yerler: Yaprak ve kökleri istah açici, kuvvet verici ve ates düsürücü olup yüksek dozlari zararlidir.


Yosun: (Moss / Mousse) Çiçeksiz bitkilerin, sularin yüzünde veya diplerinde bulunan bir subesidir.
Kullanildigi yerler: Haslamasi barsak kurtlarini dökür. Saçlar yikanirsa kuvvetlendirir.


Yulaf: (Hafer / Avoine / Oats / Oat) 50-150 cm boyunda, bir yillik otsu bir tahil bitkisi. Yulafin çiçek durumu arpa ve bugdaydan çok farklidir. Burada basak yerine bilesik salkim durumu yer alir. Basakçiklar 2-3 çiçekli olup, eksen üzerinde salkim seklinde dizilmislerdir. Kilçik nispeten kisadir. Kavuzlar tânelere yapisiktir. Tarimda kullanilan türü Avena Sativa’dir.
Kullanildigi yerler: Yulaf tâneleri sâbit yag, azotlu maddeler ve karbonhidratlar tasir. Ortaçaglardan beri gidâ ve ilâç olarak kullanilir. Hâricen yulaf lapasi çibanlari olgunlastirmada kullanilir. Dâhilen ise (% 5’lik) çayi idrar çogaltici, müshil, kuvvet verici olarak kullanilir. Küçük çocuklarda ve hastalik sonlarinda kuvvet verici olarak çok tercih edilir. Yulaf unu bilhassa çocuk mamalarinin yapiminda kullanilir. Kavuzlarindan ilâç sanâyiinde faydalanilir. Ayrica, iktidarsizligi giderir. Guatri önler. Mide ve barsak bozukluklarini giderir. Kandaki seker miktarini düsürür.



Glossary of medicinal plants - Z - ŞİFALI BİTKİLER SÖZLÜĞÜ --Z--


.-Z-

Bilgi sahibi olmak istediginiz bitkiyi asagidaki menüden seciniz.




Zencefil: (Zencebil / Zingiber / Ginger / Gingembre) Bakiniz "Baharat Dünyasi" Zencefil
Kullanildigi yerler: Istah açar. Barsak gazi söktürür. Kusmayi önler. Ishali keser. Bedeni ve zihni gücü artirir. Afrodizyak (Cinsel istekleri artirici) özelligi vardir.


Zerdeçal: (Gelbwurzel / Kurkuma / Curcuma / Turmeric / Zerdeçöp / Hindsafrani / Curcuma longa) Sari çiçekli, büyük yaprakli, rizomlu çok yillik otsu bir bitki. Vatani Hindistan olmakla berâber çogu tropik bölgelerde yetisir. Bitkinin toprak altindaki ana rizomlari yumurta veya armut seklindedir. Yan rizomlari ise parmak seklindedir. Rizomlarin üst yüzü sarimsi, iç yüzü ise sari renklidir. Tadi acimsidir.
Kullanildigi yerler: Bilesiminde uçucu yaglar, reçine ve kurkumin adinda sari renkli boya maddesi vardir. Tedâvide mîdevî ve gaz söktürücü etkiye sâhiptir.




https://www.youtube.com/my_videos?o=U

Saturday, January 18, 2014

REVOLUTIONARY PARADOXES (DEVRİM YARATAN PARADOKSLAR)

Socrates'in paradoksu

"Bilidiğim tek şey hiç bir şey bilmediğimdir."

Thompson'un lamba paradoksu

Bir lamba 1/2 dakika yanık, 1/4 dk sönük, 1/8 dk yanık ... olacak şekilde lambanın düğmesi açılıp kapatılıyor. 1 dakikanın sonunda düğmeye kaç kez basılmış olur? Bu sırada lamba yanık mı olur sönük mü?

Arrow'un paradoksu

Tamamen demokratik bir oylama sadece pratikte değil teoride de mümkün değildir.

Para paradoksu

Aynı paradan ikisini yan yana koyup birini sabit tutarak diğerini onun etrafında döndürün. Döndürülen para yarım tur attığında kendi ekseni etrafında bir tam tur atmış olacaktır.
Kutu kutu top
a. Bir kutuya her defasında 10 top konup 10. top geri alınıyor. Bu işe sonsuz kere devam ettiğimizde kutuda kaç top kalır?
b. Bir kutuya her defasında 10 top konup sırayla 1. toptan itibaren birer top geri alınacaktır. Bu işe sonsuz kere devam ettiğimizde kutuda kaç top kalır?

Simpson'un paradoksu

Farklı grupların ortalamalarının ortalaması grupların birleşik haldeki ortalamasına eşit olmak zorunda değildir.

Cümle Paradoksu
Epimenides paradoksuna benzer bir paradoks da şudur: "Bu cümle yanlıştır."
Yine, cümle yanlışsa doğru, doğruysa da yanlış olmak zorunda.

Russel'ın Küme Paradoksu
Bir A kümesi yaratmaya çalışıyoruz. Bu kümenin özelliği, yalnızca kendini içermeyen kümeleri içeriyor olması. Örneğin evrensel küme, varolan tüm kümeleri içeren bir kümedir. Varolan tüm kümeleri içerdiğine, ve kendisi de bir küme olduğuna göre, evrensel küme, evrensel kümenin bir elemanıdır, yani kendi kendini içerir. Ya da "Üçten fazla elemanı olan kümeler kümesi", kendisi de üçten fazla elemana sahip olduğu için kendini içerir. Ama örneğin Doğal Sayılar Kümesi N, bir doğal sayı olmadığı için kendini içermez. İşte bizim A kümesinin içereceği kümeler böyle kümeler, yani kendi kendinin elemanı olmayanlar. Şimdi şu soruya cevap arıyoruz: A kümesi kendisini içerir mi?
Eğer "içerir" dersek, A kümesinin A kümesinde işi ne? Çünkü A kümesi sadece kendini içermeyen kümelerin kümesi. Eğer "içermez" diyorsak, A kümesi kendini içermeyen bir küme olur, o zaman A kümesini de A kümesine dahil etmeliyiz, ama o zaman da A, kendini içeren bir küme olur. Yine her zamanki kısırdöngüye yakalandık...
 
Zenon'un Akhilleus Paradoksu
İ.Ö. 5. yüzyılda yaşamış Yunanlı düşünür Zenon'un şu hikayesi meşhurdur: Bir gün, Antik Yunan'ın meşhur savaşçısı Akhilleus, bir kaplumbağayla koşu yarışı yapmaya karar vermiş. Akhilleus, kaplumbağadan tam 10 kat daha hızlı olduğu için kaplumbağanın yarışa 100 m önden başlamasına izin vermiş. Yarış başladıktan birkaç saniye sonra, Akhilleus aradaki 100 m'yi hemen aşmış, ama bu arada onunkinin onda biri hızla hareket eden kaplumbağa, 10 m ilerlemiş. Yani aralarındaki mesafe, artık 10 m'ymiş. Akhilleus, bu 10 m'yi de geçerken, kaplumbağa da 1 m ilerlemiş, yani artık aralarında 1 m varmış. Akhilleus, bu 1 m'yi geçerken, kaplumbağa 1/10 m, yani 10 cm ilerlemiş. Akhilleus bu 10 cm'yi geçerken de kaplumbağa 1 cm ilerlemiş. Akhilleus bu 1 cm'yi de geçince, aralarındaki uzaklık 1 mm'ye düşmüş, vs. vs. Yani fark sürekli onda birine düşüyor, ama asla kapanamıyormuş!!?? Yani kaplumbağadan 10 kat hızlı olan Akhilleus, kaplumbağayı hiç geçememiş!!??

https://www.youtube.com/my_videos?o=U&sf=viewcount&vmo=viewed&sa=0

COMPUTER CRIME LAW - BİLGİSAYAR SUÇLARI


Son yıllarda hayatımızın bir parçası haline gelen bilgisayarlarla birlikte,hukukta yeni düzenlemelerde oluşmaya başlamış ve Bilgisayar Suçları adı altında bir düzenleme gündeme gelmiştir.Bilgisayar Suçları ana başlığında mevcut olan suçları iki alt başlık altında toplayabiliriz.       a- Bilgisayara karşı işlenen suçlar.
      b-Bilgisayarın suç aracı olarak kullanılması yoluyla işlenen suçlar.
Bu konuya girmeden önce Türk Hukukunda Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'ndaki 1995 tarihli değişikliklerden önceki duruma bir göz atalım:
Bilgisayar konusundaki ilk açık düzenleme hukukumuzda 6.6.1991 tarihinde Türk Ceza Kanununa 3756 sayılı kanunun 20. maddesi ile 525a,525b,525c ve 525d maddelerinden oluşan ve BİLİŞİM ALANINDA SUÇLAR başlıklı 11.babın eklenmesi ile girmiştir. Yasanın gerekçesinde bilişim alanı şu şekilde açıklanmıştır:
"Bilgileri toplayıp depo ettikten sonra  bunları otomatik olarak işleme tabi tutma sisteminden oluşan alana bilişim alanı denilmektedir."
Yürürlüğe giren bu yasa ile birlikte bilgisayar ve hukuk bağlamında büyük bir boşluk doldurulmuş olmakla birlikte bu düzenleme daha çok fikri hakların değil verilerin ve bu verilerin sahiplerinin hukuki menfaatlerinin korunmasına yöneliktir.
TCK'da yer alan bu maddelerdeki suçların hukuki içeriklerini yorumlayacak olursak:
1- TCK 525a  : Bu maddede,sistemdeki veri ,program ve unsurların hukuka aykırı olarak ele geçirilmesinin yaptırımı düzenlenmiştir.
Sistemdeki adı geçen unsurlar,sahibinin hukuk tarafından korunan  kişisel alanı içerisinde yer alır. Kişi, açıkça izinn vermedikçe 3.şahısların bu unsurları kullanması, bunlara ulaşması hukuken mümkün değildir. Aksi halde sahibinin sırları haksız olarak ele geçirilmiş olurki bu durumda Anayasa'nın 20. maddesi ile güvence altına alınan "özel hayatın gizliliği" ilkesi de bertaraf edilmiş olur.
Özel hayata konutlar ve kişinin haberleşme araçları da dahildir. Bu durumda, bilgisayar ile işlenen suçların diğer bir hukuksal yönü de bu suçlarla bir anlamda konutlara giriliyor ve haberleşme alanlarına müdahale ediliyor olmasıdır.
Maddenin 2. fıkrasında yer alan başkasına zarar vermek tabri her ne kadar açık değilse de, buradan maddi ve manevi zararın, zarar kavramı içerisinde düşünülmüş olduğu yorumunu yapmak yanlış olmayacaktır.Zira bilgisayar sisteminde yer alan kişisel bilgiler, sırlar, özel dökümanlar, kişinin toplum içerisindeki manevi kişiliğine zarar verecek nitelikte olabilir.
2- TCK 525b : Maddenin gerekçesinde şu açıklamalar yer almaktadır:
"....birinci fıkrasında, bir bakıma bilgileri otomatik işleme tabi tutulmuş sistemlere karşı işlenen suçları cezalandırmakta ve sistemlere yöneltilen ızrar fiillerini böylece ve ayrıca müeyyideye de bağlamaktadır."
Fıkrada seçimlik hareketli bir suç düzenlenmiştir. Bu suçun maddi unsurları, sistemin kendisini veya sisteme yerleştirilmiş verileri veya diğer bir unsuru tamamen tahrip etmek, değiştirmek...... yanlış biçimde işlemesini sağlamaktır."
Sistemde yer alan verilere bir takım eklemeler yaparak ya da bazı verileri çıkartarak, programlandığı şekli ile veriler ve sonuçlar alınmasına engel olmak, maddede yer alan sistemin işlemesine engel olmak anlamında yorumlanabilir. Ancak burada bilgisayar virüsleri ile ilgili herhangi bir açıklık bulunmamaktadır. Fakat maddeyi hukuken ve teknik olarak doğru bir şekilde yorumlayacak olursak, virüs adı verilen programların da sistemin işlemesine engel olucu nitelikte kabul edildiklerine göre madde kapsamı içerisinde düşünülmesi yanlış olmaz.
Maddenin ikinci fıkrası için yasa gerekçesindeki gerekçe ise şöyledir:
"ikinci fıkrada ise sistsmi kullanarak kendisi veya başkası lehine hukuka aykırı yarar sağlanmasını yani sistem vasıtası ile dolandırıcılığı cezalandırmaktadır."
Bu konumda karşımıza bilgisayar dolandırıcılığı tabiri çıkmaktadır. Sisteme yanlış veya eksik bilgiler verilmek sureti ile faile yarar sağlayacak şekilde veriler elde edilmek üzere girişilen eylemlere bilgisayar dolandırıcılığı denilmektedir.Ancak bilgisayarlar insanlar gibi irade sahibi oluşumlar olmadıklarından, iradesi etkilenip, hile, yalan ve desise ile yanıltılamayacaklarından bu eylemler de dolandırıcılık cürümünün unsurlarını oluşturmazlar.
Sistemin tahribine ve bozulmasına yol açan başlıca eylem şekilleri ise şunlardır:
a) Bug-Ware: Yanlış mantık akışı ve program parçalarının uygun olmayan bir şekilde bir araya getirilmesi nedeniyle istemeyerekte olsa donanımlara ve verilere zarar verebilirler.
b) Software Bombs : Bir virüs çeşididir. Sisteme girerek verilere çarpıp yok ederler.
c) Time Bombs : Belirlenen zamanda patlayan ve sistemi tamamen veya kısmen bozan programlardır.
d) Rabbits : Bilgisayar virüsüne benzerler ve çoğalarak sistemi, verileri bozarlar.
3- TCK 525c : Bu maddede bilgisayar sistemindeki bilgilere dayanarak oluşturulacak belgelerin güvenirliği yaptırıma bağlanmaktadır.Maddenin gerekçesinde yer alanlara bir göz atalım:
" Suçun maddi unsuru,gerçeğe uygun olmayan bilgi veya diğer unsurları sisteme yerleştirmektir. Veya varolan verileri veya diğer unsurları tahrif etmek veya tahrif edilmiş unsurları bilerek kullanmaktır."
Buradan da anlaşılacağı gibi maddede düzenlenen suç seçimlik fiilli bir suçtur. Suçun oluşabilmesi için gerçeğe aykırı bilgi unsurları sisteme yerleştirmek veya var olan unsurları tahrif etmek yeterlidir.
4- TCK 525d   : Bu maddede fer'i cezalar gösterilmektedir. Ancak TCK 25 ve 35. maddelerde, genel hüküm olarak düzenlenmiş hükümlerle farklılık vardır. 25 ve 35. maddelerde belirlenen ve 2 yıl olarak kabul edilen üst sınır aşılmıştır.
Halbuki 525d maddesinde bu sürenin 3 yıla kadar olabileceği gösterilerek kanunun ek cezalar ile ilgili genel hüküm ve esprisine ters düşen bir düzenleme getirilmiştir.

Suçun işlenmesinde kullanılan veya bu maksata tahsis edilmiş bulunan veya suçtan meydana gelen şeylerin müsaderesi hükmü tasarıda yer almıştı. Ancak TCK'nun koyduğu müsadere şartları (TCK 36) ihtiyacı daha iyi karşılayacağı gerekçesi ile tasarıdaki müsadere hükmü çıkarılmıştır. 

UNIVERSAL DECLARATION OF HUMAN RIGHTS - İNSAN HAKLARI

BİRLEŞMIŞ MİLLETLER GENEL KURULU, 10 ARALIK 1948'DE TOPLANARAK, İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ'Nİ YAYINLAMIŞTIR.

MADDE 1 :Tüm insanlar özgür, değer ve hak bakımından eşit olarak doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler. Birbirlerine karşı kardeşlik düşünceleriyle davranmalıdırlar.
MADDE 2 : Herkes; ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal ya da başka inançlarına bakılmaksızın eşit haklara sahiptir. İnsanlar ulusal ve toplumsal kökenleri, zenginlikleri, doğuş farklılıkları ya da her hangi başka bir ayrım gözetilmeksizin bu bildirgede belirtilen tüm haklardan ve özgürlüklerden yararlanabilirler.
MADDE 3 : Yaşamak, özgürlük ve kişi güvenliği herkesin hakkıdır.
MADDE 4 : Hiç kimse kölelik ya da kulluk altında bulundurulamaz; kölelik ve köle ticareti her türlü biçimiyle yasaktır.
MADDE 5 : Hiç kimseye işkence yapılamaz; kıyıcı, insanlık dışı, onur kırıcı ceza ve davranışlar uygulanamaz.
MADDE 6 : Herkes nerede olursa olsun, yasal haklarının tanınması hakkına sahiptir.
MADDE 7 : Herkes yasalar karsısında eşittir ve ayrımsız olarak yasaların koruyuculuğundan eşit olarak yararlanma hakkına sahiptir. Herkesin, bu bildirgeyle belirtilen haklarına ters düşen ayırt edici davranışlar için yapılacak kışkırtmalara karşı eşit korunma hakkı vardır.
MADDE 8 : Herkesin, kendisine anayasa ya da yasalarla tanınan temel haklarının yok edilmesi ya da zedelenmesi girişimine karsı ulusal mahkemelere başvuru hakkı vardır.
MADDE 9 : Hiç kimse keyfi olarak tutuklanamaz, alı konamaz ya da sürülemez.
MADDE 10 : Herkes, haklarının, görevlerinin ya da kendisine cezai sorumluluk yükleyecek herhangi bir suçlamanın belirlenmesinde tam bir eşitlikle, davasının bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından adilane ve açık olarak görülmesi hakkına sahiptir.
MADDE 11 : a) Bir suç işlemekten sanık herkes, savunması için kendisine gerekli tüm koşulların sağlandığı açık bir yargılanma sonucunda yasalarca suçlu olduğu saptanmadıkça suçsuz sayılır. b) Hiç kimse, işlendikleri sırada ulusal ya da uluslararası hukuka göre suç oluşturmayan eylemlerden ya da ihmallerden dolayı mahkum edilemez. Bunun için, suçun işlendiği sırada uygulanan cezadan daha şiddetli bir ceza verilemez.
MADDE 12 : Hiç kimsenin özel yaşamına, ailesine konut dokunulmazlığına ya da yazışma özgürlüğüne keyfi olarak karışılamaz; kimsenin onur ve ününe karşı kötü davranışlarda bulunulamaz. Herkesin bu karışma ve kötü davranışlara karşı yasalarla korunma hakkı vardır.
MADDE 13 : a) Herkesin, herhangi bir devletin toprakları üzerinde serbestçe yolculuk yapma ve yasama hakkı vardır. b) Herkes, kendi ülkesi içinde olmak üzere, herhangi bir ülkeden ayrılmak ve ülkesine yine dönmek hakkına sahiptir.
MADDE 14 : a) Herkesin, baskı ve kıyıcılık karsısında başka ülkelere sığınma ve bu ülkeler tarafından sığınık olarak kabul edilmesi hakkı vardır. b) Bu hak, adi bir suçun işlenmesi ya da Birleşmiş Milletler'in ilke ve amaçlarına ters düşen etkinliklere dayanan kovuşturmalar durumunda ileri sürülemez.
MADDE 15 : a) Herkesin bir vatandaşlığa hakkı vardır. b) Hiç kimse keyfi olarak vatandaşlığından ya da vatandaşlığını değiştirmek hakkından yoksun bırakılamaz.
MADDE 16 : a) Evlilik cağına varan her erkek ve kadın, ırk, vatandaşlık ya da din bakımlarından hiçbir sınırlamaya bağlı olmaksızın evlenmek ve aile kurmak hakkına sahiptir. Evlilik bakımından, kadın ve erkek evliliğin sürdürülmesinde, bozulmasında eşit haklara sahiptir. b) Evlenme bağı ancak evlenecek kişilerin özgür ve tam isteğiyle yapılır. c) Aile, toplumun doğal ve temel öğesidir; toplum ve devlet tarafından korunma hakkına sahiptir.
MADDE 17 : a) Herkes tek basına ya da başkalarıyla birlikte mal ve mülk edinme hakkına sahiptir. b) Hiç kimse keyfi olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılamaz.
MADDE 18 : Herkes düşünce, vicdan ve din özgürlüğü hakkına sahiptir. Buna göre, herkes din ya da inanç değiştirmekte özgürdür. Ayrıca dinini ya da inancını tek başına ya da toplulukla birlikte açık olarak ya da özel olarak öğretim, uygulama, ibadet ve ayinlerle açıklama özgürlüğüne sahiptir.
MADDE 19 : Herkesin düşünme ve anlatma özgürlüğü vardır. Buna göre, hiç kimse düşüncelerinden dolayı rahatsız edilemez. Ayrıca ülke sınırları söz konusu olmaksızın bilgi ve düşünceleri her türlü araçla aramak, sağlamak ve yaymak hakkına sahiptir.
MADDE 20: a) Herkes barışçıl yollarla toplantı yapmak, dernek kurmak ve derneğe katılmak hakkına ve özgürlüğüne sahiptir. b) Hiç kimse bir derneğe üye olmaya zorlanamaz.
MADDE 21 : a) Herkes, doğrudan doğruya ya da serbestçe seçilmiş temsilciler aracılığıyla, ülkesinin devlet işleri yönetimine katılma hakkına sahiptir. b) Herkesin, ülkesindeki devlet hizmetinden eşitlikle yararlanma hakkı vardır. c) Hükümet yetkisinin temeli halkın iradesidir; halk bu iradesini gizli ya da açık bir şekilde özgürce oy vermelerinin sağlandığı devreli ve dürüst seçimlerle belirtir.
MADDE 22 : Herkesin, toplumun bir üyesi olması nedeniyle sosyal güvenliğe hakkı vardır. İnsanların onur ve kişiliklerinin özgürce gelişmesi için zorunlu olan ekonomik, toplumsal ve kültürel hakların, ulusal cabalar ve uluslararası işbirliği yoluyla her devletin örgütleri ve kaynaklarıyla orantılı olarak gerçekleştirmesine hakları vardır.
MADDE 23 : a) Herkes, çalışma, işini özgürce seçme, adil ve uygun çalışma şartlarının sağlanması ve işsizlikten korunma haklarına sahiptir. b) Herkesin, hiçbir ayrım gözetilmeksizin, eşit çalışma karşılığında eşit ücret almaya hakkı vardır. c) Çalışan herkesin, kendisine ve ailesine insanlık onuruna uygun bir yaşam sağlayan ve gerekirse her türlü toplumsal koruma araçlarıyla da tamamlanan adil ve uygun bir ücrete hakkı vardır. d) Herkesin, çıkarlarını korumak için sendikalar kurmaya ve bunlara katılmaya hakkı vardır.
MADDE 24 : Herkesin dinlenmeye, eğlenmeye, özellikle çalışma süresinin uygun biçimde sınırlanmasına ve belirli devrelerde ücretli tatillere hakkı vardır.
MADDE 25 : a) Herkesin gerek kendisine gerekse ailesi için, beslenme, giyim, barınma, sağlık ve öteki sosyal hizmetler de içinde olmak üzere; sağlığını ve güvencini sağlayacak, uygun bir yaşam düzeyine hakkı vardır. İşsizlik, hastalık, dulluk, yaşlılık ya da geçim olanaklarından kendi isteği ve iradesi dışında yoksun kalma gibi durumlarda sosyal güvenlik hakkına sahiptir. b) Analık ve çocukluk, özel koruma ve yardım görme hakkına sahiptir. Bütün çocuklar, evlilik içinde ya da dışında doğsunlar aynı sosyal korunmadan yararlanırlar.
MADDE 26 : a) Herkes eğitim görme hakkına sahiptir. Eğitim parasızdır; hiç değilse ilk ve temel eğitim aşamalarında böyle olmalıdır. İlk öğrenim ve eğitim zorunludur. Teknik ve mesleki öğretimden herkes yararlanabilmelidir. Yüksek öğretim, diğerlerine göre herkese tam eşitlikle açık olmalıdır. b) Eğitimin amacı, insan kişiliğinin tam ve özgürce gelişmesi, insan hak ve özgürlüklerine saygının güçlenmesi olmalıdır. Bütün milletler, ırk ve din grupları arasındaki anlayış, hoşgörü ve dostluğu özendirmeli ve Birleşmiş Milletlerin barışın sürdürülmesi yolundaki çalışmalarını geliştirmelidir.
MADDE 27 : a) Herkes, toplumdaki kültürel çalışmalara serbestçe katılmak, güzel sanatlarla ilgilenmek, bilimsel ilerlemenin getirdiği yararlara ortak olmak ve bundan yararlanma hakkına sahiptir. b) Herkesin, sahibi bulunduğu her türlü bilim, edebiyat ya da sanat yapıtlarından doğan moral ve maddi çıkarların korunması hakkı vardır.
MADDE 28 : Herkesin, bu bildirgede öngörülen hak ve özgürlüklerin tam uygulanmasını sağlayacak bir toplumsal ve uluslararası düzene hakkı vardır.
MADDE  29 : a) Herkesin kişiliğinin tam ve özgür gelişmesi, içinde yaşadığı topluma karşı görevlerini yerine getirmesiyle olanaklıdır. b) Herkes, haklarını kullanmak ve özgürlüklerinden yararlanmak konusunda; ancak yasalarla sırf başkalarının hak ve özgürlüklerinin tanınmasını ve bunlara saygı gösterilmesini sağlamak amacıyla ve toplumun ahlak, düzen ve genel gönencinin gereklerini karşılamak için belirlenmiş kurallara bağlıdır. c) Bu hak ve özgürlükler hiçbir şekilde Birleşmiş Milletlerin amaç ve ilkelerine ters düşecek biçimde kullanılamaz.
MADDE 30 : Bu bildirgenin hiçbir yargısı, içinde yayınlanan hak ve özgürlüklerin bir devlet, sınıf ya da kişi tarafından yok edilmesini güden bir çalışmaya girişmeye ya da eylemli olarak bunu islemeye herhangi bir hak getirir nitelikte yorumlanamaz.